Aylin Nazlıaka disiplin kuruluna sevk edildi

CHP MYK, Atatürk portresi tartışmaları nedeniyle Nazlıaka’nın kesin ihraç istemiyle disiplin kuruluna sevk edilmesine karar verdi. Nazlıaka’nın YDK’ya sevk edilip edilmeyeceği pazar günü PM’de belli olacak…

Nazlıaka karar sonrası yaptığı açıklamada; “Konu; bir milletvekili arkadaşımın odasında Atatürk resmini görmediğimi iki milletvekilimize isim vermeden paylaştığım sırada başka bir milletvekilinin konuyu duymasından ibarettir” dedi.

Aylin Nazlıaka disiplin kuruluna sevk edildi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanan Merkez Yönetim Kurulu’nda (MYK), bir milletvekilinin TBMM’deki odasından Atatürk portresini indirdiği iddialarına ilişkin olarak, iddiayı ilk olarak dile getiren Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın tedbirli olarak kesin ihraç istemiyle disipline sevk edilmesi için Parti Meclisi’ne (PM) talepte bulunulması kararı verildi. Kılıçdaroğlu başkanlığında dün parti genel merkezinde toplanan Merkez Yönetim Kurulu, yaklaşık 4 saat sürdü. Alınan bilgilere göre toplantı gündeminin son maddesi olarak, kamuoyunun yakından merak ettiği, bir milletvekilinin Atatürk portresini indirdiği iddialarına ilişkin tartışma çerçevesinde oluşturulan muhakkik heyetinin raporu görüşüldü. Kılıçdaroğlu’nun, “Bu durumdan hepimiz haberdarız. Bir muhakkik heyeti oluşturduk, raporu hazırlandı” dediği, Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl’ün raporu “Rapora göre konuşulan isimler olayı Aylin Hanım’dan duyduklarını söylüyor ancak sayın Nazlıaka isim vermiyor. Raporda da başka bir şey yok” sözleriyle özetlediği öğrenildi. Bu noktada Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan’ın parti tüzüğü çerçevesinde Nazlıaka’nın PM üyesi ve milletvekili olması nedeniyle disipline sevk işleminin PM’ce yapılması gerektiğini anlattığı belirtildi.

 Pazar günü oylanacak

Alınan bilgilere göre Nazlıaka’nın dosyası, tüzüğün 70. maddesinin (b) fıkrasında yer alan, “Partide aldıkları görev ve sorumlulukla ve üyelikle bağdaşmayan tutum ve davranışlarda bulunmak” hükmü çerçevesinde tedbirli olarak kesin ihraç istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edilmesi için PM’ye indirildi. Olağanüstü olarak 7 Şubat Pazar günü yalnızca bu gündemle toplanacak PM’de Nazlıaka’nın dosyasının YDK’ya sevkedilip sevkedilmeyeceği karara bağlanacak. Yerleşik uygulamalar çerçevesinde Nazlıaka’nın toplantıya katılmaması bekleniyor, ancak, “savunma hakkı”nı kullanmak çerçevesinde Nazlıaka’nın toplantıya katılabileceğine işaret ediliyor. Alınan bilgilere göre eğer Nazlıaka YDK’ya tedbirli olarak sevkedilirse 7 Şubat’tan itibaren parti faaliyetlerine katılamayacak. Parti kulislerinde Nazlıaka’nın PM toplantısında ya da daha sonra YDK’ya vereceği savunmada portreyi indirdiğini belirttiği kişinin ismini vermesi durumunda, “kınama” ya da “uyarma” gibi bir cezayla kurtarabileceği konuşuluyor.

MYK toplantısında Kılıçdaroğlu’nun “Parti çok ağır yara aldı, yaşananlar hepimizi üzüyor” dediği öğrenildi.

Karar oybirliğiyle alındı

Toplantının ardından basın açıklaması yapan Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke, alınan kararı açıkladı. Böke, “Bir milletvekili arkadaşımızın partimizin ve cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk’ün posterini indirdiğine dair iddialar da ele alındı. Muhakkiklerden oluşan bir komisyon kurulmuştur. Komisyon raporunu MYK’ya sundu. MYK, PM üyesi ve Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın tedbirli olarak kesin ihracı istemiyle YDK’ya sevk edilmesi konusunda PM’den talepte bulunmasına oybirliğiyle karar verdi” dedi.

‘Çöpe atılması söz konusu değil’
Toplantının ardından disipline sevk edilmesi talep edilen Nazlıaka, yazılı bir açıklama yaptı. Nazlıaka özetle şunları kaydetti:

“Kararla ilgili bir açıklama yapma gereği doğmuştur. Konu; benim bir milletvekili arkadaşımın Meclis’teki odasına gittiğimde Atatürk resmini görmediğimde gösterdiğim hassasiyet üzerine onun resmi geri asmasından ve benim isim vermeden bu mevzuyu iki milletvekilimizle yaptığım özel bir sohbette paylaşmamdan, bu sırada orada bulunan başka bir milletvekilinin de duymasından ibarettir. Amacı kişiyi değil ideolojik bir saptamayı tartışmaya açmak olan bu konuşma en fazla beş dakika sürmüştür. Ancak bu özel konuşmanın bir milletvekili tarafından basına yansıtılması sonrasında olay kasıtlı ya da kasıtsız olarak çarpıtılmıştır. Yaşananlar ile oluşan algı arasında orantısız bir fark oluşmuştur. Bu fark partimizi yıpratan bir algı operasyonuna dönüşmüştür. Atatürk’ün portresinin ‘çöpe atılması’ gibi bir durum asla söz konusu değildir. Olayla ilgili bir isim verip konuyu daha fazla gündemde tutacak ve partimi tartıştıracak bir davranış içine girmem mümkün değil. Ayrıca iyi niyetinden şüphe duymadığım bir yol arkadaşımı kesinlikle ifşa etmem. Hele hele süreç bir linç kampanyasına dönüştükten sonra benim bir isim vermem artık hiç mümkün değildir. Makamlar ve mevkiler gelip geçer, onurlu duruşları ise tarih yazar. Atatürk devrimleri ve Cumhuriyet değerleri için verdiğim mücadele son nefesime kadar sürecektir.”

Bir cevap yazın