Önder Kahveci: Ek Zam İstiyoruz, Bu Talebimiz İçin Alanlara Çıkacağız

52
“Haklı Dava, Güçlü Sendika” sloganı ile Şube Başkanları, Şube Başkan Yardımcıları Eğitim ve İstişare toplantısı Antalya’da gerçekleştirildi. Şube Başkanları, şube başkan yardımcıları ve kadın komisyonu üyelerinin yer aldığı toplantıya yoğun bir katılımla gerçekleşti. 
Açılışını Genel Başkan Yardımcısı İsmail Türk’ün yaptığı toplantıda ilk olarak saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından tüm şehitler ve Türk Sağlık-Sen’in ebediyete intikal etmiş tüm mensupları için Ankara 3 Nolu Şube Başkan Yardımcısı Mustafa Sarıtaş tarafından Kuran-Kerim okunarak dua edildi.

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Sayın Genel Başkanı Önder Kahveci bir konuşma gerçekleştirdi.
Konuşmasına ebediyete intikal etmiş teşkilat mensuplarımızı yad ederek başlayan Genel Başkan Önder Kahveci “Ahde Vefayı her zaman canlı tutan bir sendikayız. Bu teşkilata hizmet ederken aramazdan ayrılan teşkilat mensuplarımızı rahmet ve minnetle yad ediyoruz. ” dedi.

Kahveci: Bu Ülke Artık Senin Benim Adamım Dönemini Mutlaka Kapatmalıdır.

Kamuda yaşanan temel sorunun ehliyet ve liyakat olduğuna dikkat çeken Genel Başkan Önder Kahveci Türk devlet geleneği kadim bir gelenektir. Bu gelenekleri yıpratmadan, yeni yapılanmada asla ötekileştirmeden, liyakat ve ehliyeti esas alan bir yapılanmaya ihtiyaç vardır. Bu ülke artık senin benim adamım dönemini mutlaka kapatmalıdır. Yoksa söyleyecek sözlerin hepsi havada kalır. Bu ülkenin birlik ve beraberliğe ihtiyacı var. Evet, gönülden inanıyoruz buna ve katkı sağlamak için de her türlü fedakarlığı hazırlıklıyız. Ama nimet birisine külfet birisine olmaz, denge sağlanmalıdır. Devletin dini adalettir. Devlet adaletten şaşmayacak. Onun için devletin bürokrasisinde biz adaleti, hakkaniyeti esas almalıyız. Almazsanız ne olur ? Harran Üniversitesi Rektörü gibi olur.” dedi.

Bunlar Geldikleri Gibi Giderler

Bu konuyu Cumhurbaşkanına da ifade ettiğini kaydeden Genel Başkan Kahveci “ Sayın Cumhurbaşkanına bu ülkede artık sendikal ayrımı izin vermeyin dedim. 2002’den beri idareciler ellerinde formlarla üye yapıyorlar. Çalışana baskı uyguluyorlar ama bu şartlarda bile Türkiye Kamu-Sen sağlam ve istikrarlı bir şekilde büyüyor. 1 milyon üyeye de ulaşırız, kabak gibi büyüyüp bugün bir milyon üyesi olanlarda nereye inerler hep beraber görürüz. Bunlar geldikleri gibi giderler.” dedi.

90 Gün Fiili Hizmet Sağlık Çalışanlarının Anısının Ak Sütü Gibi Helaldir.

Konuşmasında Sağlık Çalışanlarının temel sorunları ve beklentileri ile ilgilide değerlendirmede bulunan Genel Başkanımız Önder Kahveci hayata geçen yıpranma payı ile ilgili olarak “ Yıpranma payı ile ilgili Sayın Cumhurbaşkanını verdiği söz yarım yamalak gerçekleştirildi. Bu ülkede sağlık çalışanları yıpranma payını hak ediyor. 90 gün fiili hizmet sağlık çalışanlarının anısının ak sütü gibi helaldir. 5 yıla 1 yıl söz verildi ama 6 yıla 1 yıl olarak yasalaştı.
Çalışılmayan günler çıkartıldığında ise fiilen 9 yıla 1 yıl oldu. Geriye dönük çalışmaları ve tüm çalışanları kapsamıyor. Bazı sağlık meslek mensupları bile kapsam dışında tutuldu. Onun için biz bu konu ile yeni bir düzenlemeye ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. SGK ile görüşüyoruz. Dilekçe kampanyası yaptık TBMM’ye teslim edeceğiz.” dedi.

Sistem Yeniden Düzenlenmeli, Emekliliğe Döner Sermayeler Yansıtılmalı

Döner sermaye sisteminin yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirten Kahveci “Bir diğer sorunda döner sermayeler. Bugün döner sermaye alan çalışan neredeyse kalmadı. Yıllardır bu döner sermaye sistemi değişmeli diyoruz. Sağlık çalışanları çalışıyor üretiyor ama hak ettikleri payı alamıyor. Döner sermaye sistemi sürdürülebilir bir sistem değildir. Sistem yeniden düzenlenmeli, emekliliğe döner sermayeler yansıtılmalıdır. Hem emeklilikte hem de aktif çalışırken ücretler yükseltilmelidir.” şeklinde konuştu.

Sağlık çalışanlarına şiddetin çözümü için acil önlemler alınması gerektiğini de kaydeden Genel Başkanımız Önder Kahveci “ Sağlık çalışanları olarak sağlıkta şiddeti konuşmaktan utanıyoruz. Bu ülke niye bu hale geldi. Bakınız 5 yılda 60 bin sağlık çalışanı şiddete maruz kalmış. 12 hekim görevi başında katledildi. Buna acil bir çözüm lazım. Sağlıkta şiddet en aza indirilmelidir. Öncelikle tutuklu yargılama getirilmeli ve cezalar ertelenmemelidir. Şiddet uygulayanlara sağlık hizmeti acil haller dışında belirli bir süre ücretli olmalıdır. Toplum bu konuda eğitilmelidir. Bunun yanı sıra sistemden kaynaklanan sorunlarda çözülmelidir. Hekim arkadaşımızın kapısına 100 hastayı koymuşsunuz. Bunun düzeltilmesi lazım” dedi.

Ek Zammı Alacağız, 14 Kasımda Bu Hak İçin Alanlarda Olacağız

Kamu çalışanlarının beklentisi olan ek zam ile ilgilide değerlendirmede bulunan Genel Başkan Önder Kahveci “Tüm çalışanların gündemi ek zam. Bu ek zammı alacağız, peşini bırakmayacağız. Bu sene yaşadığımız tabloyu gördüğümüzde yetkinin ne kadar emin ellerde olduğu önemini görüyoruz. Şimdi bu yıl itibariyle kamu çalışanları temmuz ayından Memur-Sen’in aldığı zamdan daha fazlasını enflasyondan aldılar. Toplamda yüzde 13 zam alındı. Enflasyon şu anda 24. 5 Kamu çalışanlarına bir ek zam kaçınılmazdır. Bu sadece çalışanlar için değil aynı zamanda piyasada canlandıracaktır. Kamu çalışanlarına geciktirilmeden ek zam yapılmalıdır. Ek zamla ilgili 14 Kasımda Türkiye genelinde basın açıklamaları ve mektuplarla eylem ortaya koyacağız, alanlara çıkacağız.

Ek göstergeler Türkiye kamuoyunda çokça tartışılıyor. Biz diyoruz ki hiçbir ayrım yapılmadan tüm kamu çalışanlarının ek göstergeleri yükseltilmelidir. Bu konuda Türkiye Kamu-Sen Ar-Ge tarafından kapsamlı bir çalışma yapıldı. Çalışmamız tasarı olarak TBMM’ye sunuldu. Ben inanıyorum ki bizim tasarımıza kimsenin itirazı olmayacaktır. Tüm çalışanları kapsayıcı bir düzenlemenin hayata geçmesini arzu ediyoruz.” Dedi.

Kamuda 150 bin sözleşmeli personel olduğunu belirten Genel Başkanımız Önder kahveci 2 biz kadrolu çalışmayı esas alıyoruz ve tüm çalışanların kadrolu istihdamını savunuyoruz. Anlamakta zorluk çekiyoruz. Vekil ebe hemşire, ücretli öğretmen gibi anlamsız istihdam modelleri var. Kamu dışı aile sağlığı çalışanı diye bir kadro var. Kamu hizmeti yaparlar ama isimleri bu böyle bir şeyi kabul etmek mümkün değil. Çalışma huzurunu bozan bu istihdam modelleri yerine tek tip kadrolu personel istihdamı hayata geçirilmelidir. Bunu istiyoruz. Farklı istihdam politikaları tamamen bırakılmalıdır. Daha önce sözleşmeliler kadroya alındı. Şimdide alınsın. Biz bununla ilgili de bir kanun tasarı hazırladık. Milletvekilleri tarafından bu TBMM’ye sunuldu.”

1919 Ruhuyla Hareket Edeceğiz.

Yetik süreci ile ilgili de değerlendirmede bulunan Genel Başkanımız Önder Kahveci “ Türkiye Kamu-Sen yetkiye hazırdır. Biz sendikacılığın gereği neyse onu yaptık. Sendikacılık yürek işidir. Türkiye Kamu-Sen’in yaptıkları ortadadır. İnşallah yetkiyi alarak toplu sözleşme masasına oturacaktır. Ben kamu çalışanlarına diyorum ki verin bize yetkiyi gözünün arkada kalmasın. Sayılara takılmayın. Azimli olan kararlı olan sonuca ulaşır. Milli mücadelede Gazi Mustafa Kemal yola çıktığında kaç kişiydi. Ordan neler yaptılar, işte biz 1919 ruhuyla hareket edeceğiz. Türkiye kamu-sen olarak bir sivil toplum örgütü olarakta meselelere kayıtsız kalmadık. Kalmayacağız. İşte andımız meselesi. Okullarda tekrar okutulmalıdır. Andımızın meselesi eksikdir. Kaldırıldığı zaman ayakta alkışlayan sendikaları gördük. Mahkeme kararı verince de yerlerinden ilk bunlar hopladılar. Bunları tüm kamu çalışanlarının görmesini istiyoruz. Bunların ne yaptığını artık görün.” Dedi.

Genel Başkan sözlerini şöyle sürdürdü: Bizim davamız Türk Milletinin varlığını yüceltmek ve ebediyyen devam ettirmek davasıdır.

Bizim milliyetçiliğimiz, milletimizi Mustafa Kemal’in gösterdiği muhasır medeniyet seviyesine çıkarmaktır.

Bu fikrin, bu dâvanın üstünde başka hiç bir fikir, başka bir dâva yer alamaz.

Türkiye Cumhuriyeti bütün Türklük meselelerinin sahibi ve temel varlığıdır. Devletin dibine dinamit koymak isteyenlere fırsat vermeyeceğiz.

Bırakın sadece Türkiye’yi Dünyanın neresinde Türk varsa oradayız. Türkmenlere yardım, Kerkük’e uzanan el, Afganistan’da açılan su kuyusu ve Doğu Türkistanlı kardeşlerimize yaptığımız yardımlar fikrimizin eyleme dönüşmesidir, bunu sürdüreceğiz.

Türk olmaz zor iştir. Zor işte bizim işimizdir.

Türk milletinden olmakla gurur duymaya devam edeceğiz. Türk milletini sevmek ve Türk devletine sadakatle hizmet aşkı içimizde asla sönmeyecek. Çünkü biz Türkoğlu Türküz.

Ve hiç bıkmadan, Usanmadan Türklüğün nişanesi andımızı inanarak büyük bir şevkle söylemeye devam edeceğiz:

Türküm, doğruyum, çalışkanım,
İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.
Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.
Ey Büyük Atatürk!
Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.
Varlığım Türk varlığına armağan olsun.
Ne mutlu Türküm diyene!

Tüm teşkilat mensuplarımızın hep bir ağızdan büyük bir coşku ile andımızın söylemesinin ardından toplantımızın ilk bölümü sona erdi.