Sayıştay, memurlardan alınan dayanışma aidatı kararını verdi

203

Bugünlerde Sayıştay Başkanlığı’nın kamuoyuna açıklanan raporları gündem oluşturmaya başladı. Halbuki Sayıştay daha önceki raporlarında da birçok bulguya yer vermişti. Ancak, rapor okumadan bihaber olanlar Sayıştay’ın yıllardır eleştirdiği konuları yeni öğrendikleri için bir anda şaşkına döndüler. Halbuki bu köşede Sayıştay’ın eleştiri konusu yaptığı birçok sorunu gündeme getirmiştik.

Nihayetinde Sayıştay, Anayasal bir kurum olarak üzerine düşeni yapmaya çalışıyor ve bundan sonrada yapacaktır. Denetçiler ne kadar çok çalışırsa çıkan bulgular da o kadar çok artmaktadır. İşin özeti budur. Bugünkü yazımızda da Sayıştay’ın eleştiri konusu yaptığı önemli bir konudan bahsedeceğiz.

Memur sendikaları dayanışma aidatı alamaz

Memur sendikaları yıllardır dayanışma aidatını gündeme getirmesine rağmen ancak son iki toplu sözleşmede dayanışma aidatına kısmen muvafık olabilmişlerdir.

Bu bağlamda, 2017 yılı toplu sözleşmesinde Sosyal denge sözleşmesi imzalayan sendikanın üyesi olmayan kamu görevlilerinden aynı unvanlı personelden alınacak aidatın iki katına kadar taraf sendikanın sosyal denge sözleşmesi aidatı alabileceğine yönelik hüküm konulmuştu.

İşte bu hüküm Sayıştay engeline takıldı. Sayıştay tarafından Sultanbeyli Belediyesinde yapılan denetimde üye olmayan memurlardan alınan dayanışma aidatının kanunsuz olduğu belirtildi.

Bu rapora göre; “Memurlara 4688 sayılı Kanun Uyarınca Verilen Sosyal Denge Ödemelerinden Kanuna Aykırı Olarak Dayanışma Aidatı Kesilmesi” başlıklı 4 nolu bulguda şu ifadelere yer verilmiştir; “…4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesinde sosyal denge sözleşmesinin yapılma usulü ve şekli belirlenmiş, bu maddede dayanışma aidatına ilişkin bir düzenlemeye ise yer verilmemiştir. Kanunun 28’inci maddesinin ikinci fıkrasında da toplu sözleşme ikramiyesi hariç olmak üzere toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmasında sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamayacağı öngörülmüştür. Yine Kanunun “gelirler” başlıklı 24’üncü maddesinde sendika gelirleri arasında üyelerin ödeyecekleri üyelik ödentileri sayılmış, 25’inci maddesinin üçüncü fıkrasında, sendika tüzüğüne, üyelik ödentisi dışında her ne ad altında olursa olsun, üyelerden başka bir kesinti yapılmasını öngören hükümler konulamayacağı kuralına yer verilmiştir.

Belediye ile Bem-Bir-Sen Sendikası arasında yapılan Toplu İş Sözleşmesi’nin 4’üncü.maddesinde; “…Sosyal denge sözleşmesi imzalandığı tarihte sendikaya üye olmayanlar, sonradan işe girip de üye olmayanlar veya üyelikten çıkarılanların bu sosyal denge sözleşmesinden yararlanabilmesi; dayanışma aidatı ödemesine bağlıdır.” denilmektedir.

Mevzuat hükmü ve sözleşmeye konan bu hüküm dikkate alındığında; Kanun’a aykırı olarak sözleşmeye konan bu hüküm geçersiz olduğundan memurlardan sendika aidatı dışında veya üzerinde aidat alınamaz.

Memurlara iade edilmeli

Memurlardan sendika aidatı dışında ilave olarak dayanışma aidatı kesintisi yapılmamalı ve yapılan ilave kesintilerin sendikadan talep edilerek ilgili memurlara iadesi sağlanmasının gerektiği değerlendirilmektedir.

Kamu idaresi cevabında; “Kurumuzda Emekliliğe hak kazanan Memurlara Sosyal Denge Ödemesi ödenmeye devam edecektir. Dayanışma aidatı kesilmemeye başlanmıştır.” denilmektedir.

Mahkeme kararlarında Dayanışma Aidatının alınamayacağına onlarca karar verilmesine rağmen bazı belediyelerin bu meblağları memurlara iade etmemek için aşırı derecede efor sarf ettikleri tarafımıza ulaşan bilgilerden anlaşılmaktadır. Kaldı ki memura ödenecek bu paralar kurum kasasından değil Dayanışma Aidatını alan sendikanın hesabından mahsup edilerek ödenmektedir.

Aynı durumda olan memurlar kesilen aidatları talep edebilir

Sayıştay tarafından tespit edilen bu durumda olan bütün memurlar ödedikleri dayanışma aidatlarını ilgili sendikadan alınmak üzere Belediyeden isteyebilirler. Belediye sendika aidatını kaynakta keserek ilgili sendika hesaplarına yatırdığı için daha önce yapılan haksız kesintileri faizi ile birlikte ödenen aidatlardan mahsup ederek ilgili personele ödemelidir.

Rapor toplu sözleşmede yer alan hükmü geçersiz kıldı

2018-2019 yıllarını kapsayan “Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşmede” yer alan; “Sosyal denge sözleşmesi imzalayan sendikanın üyesi olmayan kamu görevlilerinden aynı unvanlı personelden alınacak aidatın iki katına kadar taraf sendika sosyal denge sözleşmesi aidatı alabilir.” ifadesi anlamsız hale gelmiştir. Yine benzer düzenlemelere yer verilen 2016-2017 yıllarını kapsayan toplu sözleşmedeki hükümler de aynı şekilde anlamsız hale gelmiştir.

Bundan sonra kanuni bir düzenleme yapılmadığı sürece toplu sözleşmelerde bu tür ifadelere yer verilmesi imkansız hale gelmiştir.

Dayanışma aidatı toplu sözleşmelere ne zaman girdi?

Dayanışma aidatına Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3. Dönem Toplu Sözleşmesinde yer verilmiştir. Buna göre toplu sözleşme imzalayan sendikaya üye olmayanların “sendika sosyal denge sözleşmesi aidatı” adı altında ödeme yapmaları gerekmektedir.

2016 yılında toplu sözleşmeye sokulan dayanışma aidatı, Sayıştay’ın raporu sonrasında fiilen sona erecektir. Başka belediyelerde de uygulandığı halde tespit yapılmamışsa bu rapor sonrasında bütün belediyelere teşmil edilerek haksız yere sendika üyesi olmayan memurlardan alınan dayanışma aidatı, sendikalardan tahsil edilerek memurlara iade edilmelidir.

İşçi sendikacılığında yer alan dayanışma aidatı nasıl uygulanıyor?

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununda dayanışma aidatı düzenlenmiştir. Buna göre taraf işçi sendikasına üye olmayanlar “dayanışma aidatı” ödeyerek toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmektedirler. Aksi takdirde toplu sözleşme hükümlerinden yararlanmak mümkün değildir. Dayanışma aidatı tutarı da üyelik aidatı tutarını geçememektedir.

İşçi sendikacılığını memur sendikacılığından ayran en büyük farklardan birisi de işte bu dayanışma aidatıdır. Dayanışma aidatı nedeniyle hemen hemen yetkili sendikalar dışındaki sendikalar o iş yerinde hayat hakkı bulamamaktadırlar.

Memur sendikacılığında ise üye olsun veya olmasın her memur toplu sözleşme hakkından faydalanmaktadır. Eğer memur sendikacılığı, işçi sendikacılığında olduğu gibi olsa birçok memur sendikası üyelik aidatı alamayacağı için ayakta kalamayacak ve ortadan kalkacaktır. Bu nedenle Sayıştay’ın raporunda eleştiri konusu yaptığı husus memur sendikacılığında oldukça önemlidir.